Barnes Foundation Tarihçesi
Barnes Foundation'ın kökenleri, Albert C. Barnes'ın erken dönem ilgi alanlarına kadar uzanmaktadır. Sanat koleksiyonu yapmaya henüz 1902 yılında başlayan Barnes, kişisel bir tutkunun peşinden giderek nihayetinde 1922 yılında bu kurumu hayata geçirdi. Mesleği kimya olan Barnes, servetini körlüğü önleyici bir ilaç olan Argyrol'ün ortak geliştirilmesi sayesinde inşa etmişti. Laura Barnes ile birlikte, belirli bir eğitim vizyonu aracılığıyla sanat ve bahçecilik anlayışını geliştirmek amacıyla bu kurumu kurdu.
Koleksiyon, tarihinin büyük bir bölümünde Merion'da barındı. Bu orijinal ortam, koleksiyonun karakterini tanımlayan o eşsiz kompozisyonların gelişmesine olanak sağladı. 2012 yılında kurum, Pennsylvania, Philadelphia'daki Benjamin Franklin Parkway üzerinde yer alan yeni bir binaya taşındı. Bu taşınma, koleksiyonu şehrin kalbine taşırken, kurucuları tarafından amaçlanan nesnelerin o kendine has dizilimini de korumayı başardı.
Galerilerin Mimarisi ve Atmosferi
Philadelphia'daki Benjamin Franklin Parkway üzerinde yükselen mevcut bina, Tod Williams Billie Tsien Architects | Partners tarafından tasarlanmıştır. Mimari yapı, çağdaş bir mekan içerisinde yankılanan, geçmişin bilinçli bir yankısı gibi işlev görür. Merion'daki orijinal galerinin o samimi ölçeğini ve atmosferini yeniden yakalamak adına titizlikle tasarlanan bu mekansal düzenleme, binanın tasarımının sanat deneyiminin ayrılmaz bir parçası olmasını sağlayarak ziyaretçilerin koleksiyonu algılama ve onunla etkileşime girme biçimlerini şekillendirir.
İç mekanda galeriler, dikkatle kontrol edilmiş aydınlatmalar ve düşünülmüş bir biçimde düzenlenmiş alanlar sunar. Bu unsurlar, eserlerin yakından ve derinlemesine incelenmesini teşvik eder. Tasarım, bu tür kurumlarla genellikle ilişkilendirilen o görkemli ve baskın mimariden kaçınarak, bunun yerine bir yakınlık ve mahremiyet hissini tercih eder. Bu ortam, sergilenen nesnelerle doğrudan ve kişisel bir bağ kurulmasını kolaylaştırır.
Empresyonist ve Post-Empresyonist Koleksiyonlar
Barnes Foundation, Empresyonist, Post-Empresyonist ve erken modern resim sanatının en önemli koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Koleksiyonun derinliklerinde Renoir'a ait 181 parça ve Cézanne'ın 69 eşsiz eseri yer alır. Bu tablolar, renk, çizgi ve form arasındaki büyüleyici ilişkileri vurgulamak amacıyla özel olarak kurgulanmış kompozisyonlar halinde sunulur. Ziyaretçiler, koleksiyondaki 59 parça ile Matisse'ın ritmik kompozisyonlarının yanı sıra Picasso'nun 46 çarpıcı çalışmasıyla karşı karşıya kalırlar.
Koleksiyon, Vincent van Gogh'un Kargalarla Buğday Tarlası eseri de dahil olmak üzere usta işi çalışmalarını da bünyesinde barındırır. Bu tablolar, izleyiciyi tuvalle doğrudan ve derin bir bağ kurmaya teşvik edecek şekilde konumlandırılmıştır. Eserlerin diğer nesnelerle harmanlanarak gruplandırılması, farklı dönemler ve üsluplar arasındaki görsel sürekliliği ve bağlantıları ön plana çıkarır. Seçki, ışık ve dokunun özgün kullanımı aracılığıyla modern vizyonun nasıl evrildiğine odaklanır.
- Kargalarla Buğday Tarlası, 1890 - Vincent van Gogh
- Kart Oynayanlar (Barnes), yaklaşık 1892 - Paul Cézanne
Barnes Koleksiyonu'nun Şaheserleri
Koleksiyon, Empresyonist ve Post-Empresyonist akımların en önemli eserlerini bünyesinde barındırıyor. Claude Monet’nin Bathers at La Grenouillère eseri, Renoir’ın Bal du moulin de la Galette çalışmasıyla birlikte burada sanatseverleri selamlıyor. Bu eserler, ışık ve renk üzerine derinlemesine bir inceleme yapmaya olanak tanıyacak şekilde konumlandırılmış. Degas ise, galerilerdeki görsel diyaloğa katkıda bulunan dansçı tasvirleriyle koleksiyonda kendine yer buluyor.
Koleksiyonun hazineleri arasında, yaklaşık 1892 yılına tarihlenen The Card Players (Barnes) gibi Paul Cézanne’ın çok sayıda temel eseri yer alıyor. Henri Matisse, Woman with Fan eseriyle koleksiyonda temsil edilirken; Vincent van Gogh’un 1889 yılında resmettiği The Postman (Joseph-Étienne Roulin) de bu eşsiz seçkinin bir parçası olarak ziyaretçileri bekliyor.
Çeşitli Sanat ve Dekoratif Nesneler
Koleksiyon, farklı medya ve dönemler arasındaki görsel ilişkileri vurgulamak üzere düzenlenmiş 4.000'den fazla nesneden oluşmaktadır. Bu seçki, modern Avrupa gelişmelerine bağlam sağlamak amacıyla vakfın görsel mantığına dahil edilen önemli bir Afrika sanatı koleksiyonunu da içermektedir. Bu heykellerin yanı sıra galeriler, Yerli Amerikalı çömlekleri ve takılarının yanı sıra Asya antikalarını da barındırmaktadır. Bu parçalar, form ve çizgi arasında doğrudan bir karşılaştırma yapılmasını teşvik edecek şekilde konumlandırılmıştır.
Barnes Foundation aynı zamanda bölgesel ve işlevsel el sanatlarını da korumaktadır. Pennsylvania Alman mobilyaları, dövme demir metal işçiliği gibi diğer dekoratif sanatlarla diyalog halinde sunulmaktadır. Bu nesneler izole bir yapıda değildir; aksine, sanatın çeşitli kültürler ve zaman dilimleri arasındaki birbirine bağlılığını ortaya çıkarmak için tasarlanmış özel toplulukların bir parçasıdır. Bu parçaların güzel sanatlar ile yan yana varlığı, kurumun estetik anlayışına yaklaşımının merkezinde yer alır.
Eğitim Felsefesi ve Metodu
Barnes Foundation, hem bir sanat koleksiyonu hem de bir eğitim kurumu olarak faaliyet gösterir. Bu yapının kalbinde, bağımsız düşünceyi ve eleştirel bakış açısını beslemek amacıyla geliştirilmiş özel bir pedagojik yaklaşım olan Barnes Metodu yer alır. Hazır anlatılara veya akademik derslere dayanmak yerine bu yöntem, orijinal eserlerle kurulan doğrudan deneyimi merkeze alır. Öğrenciler, önlerindeki nesnelerin biçimsel niteliklerine odaklanarak, yakın gözlem ve sınıf içi tartışmalara katılım yoluyla sanatla derin bir bağ kurarlar.
Bu yaklaşım, yalnızca estetik bir beğeni geliştirmeyi değil, çok daha fazlasını hedeflemektedir. Amaç, gözü renk, çizgi, ışık ve mekâna nesnel bir şekilde bakması için eğiterek, öğrencinin genel öğrenme ve başarı yetisini geliştirmektir. Bu temel unsurların analizi sayesinde öğrenenler, disiplinli ve analitik düşünme kapasitesi kazanırlar. Vakıf, eğitim misyonundaki erişilebilirlik ilkesine sadık kalarak, her yaştan ve her geçmişten gelen öğrenciler için bu programları sunmaya devam etmektedir.
